10 Eylül 2014 Çarşamba

Uzun Zaman Sonra Anlayacakların...


Değerli Biricik Kızım,

Sana bu yazıyı, annişin sana hamile kalmadan önce ve hamileyken nasıl bir hayat sürdüğümüzü görmen için yazıyorum. İleride bu satırlardan çok mana çıkartman gerekecek.

Bir çocuğu, hamilelik sürecini ayak bağı olarak gören tüm ebeveynlere inat nasıl durulur, nasıl beraberce mutlu olunur, bunları kendin göreceksin. Fotoğraflardan bir hamileliğin hayatı nasıl kutsadığını, bir çifti ve etrafındakileri nasıl galeyane getirdiğini, önem verdiğin tüm değerleri nasıl kutsadığını göreceksin.

Bu sayede günü birinde sen de anne adayı olduğunda, hamileliğinden korkmayacaksın. Çocuğunu beklediğin anlarda hamileliği bir hastalık psikolojisinde yaşamaman gerektiğini, bunun tabiyatın bir lutfu, bir armağanı olduğunu göreceksin.

Seni hayatımıza ne kadar katarsak o kadar daha çok mutlu oldğumuzu gördüğünde, sen de kendi çocuğun için bu hisleri hissedeceksin... Korkuların çekincelerin hafifleyecek. Mutluluğun kalbine akmasına, yüreğini taşırmasına izin vereceksin... Sevgiden korkmayacaksın, sevgiyle var olacaksın. Aşkın, HAYAT demek olduğunu benimseyeceksin. Aşksız nefes alınmayacağını göreceksin. Ve günün birinde annenle ben gibi çok güzel ve aşk dolu bir evlilik yapacaksın inşallah.

Sen, aşktan doğdun, aşk ile büyüyeceksin. Hayatında da hep sevgi olsun. Aileni sev, dostlarını sev, arkadaşlarını sev, okuduğun yeri sev, çalıştığın yeri sev (meye çalış)  :) ... Çünkü ancak yüreğinde sevgi olursa dik durusun. O sevgi seni sen yapar. O sevgi etrafına güzel insanlar toplar. O sevgi ve o güzel insanlarla beraber yıkılmaz olursun. Dost dediklerine değer ver, önem ver. Onları iyi tanı ve iyi seç. Onlar sana her zaman lazımlar. Bunu bil ama bunu asla menfaatin için kullanma. Hayatta hiç bir zaman fedakarlık yapmaktan kaçınma. Bunları yaparsan sırtın yere gelmez. En azından sırtının yere geldğini düşündüğün anlarında bile yanında seni teselli edecek sevdiklerin olur.

Ve unutma acılar paylaştıkça küçülür, mutluluklar ise paylaştıkça bir kartopu gibi büyür. Şimdi fotoğraftaki kişilere bak. Hepsinin simasını tanıyacaksın... İşte bu bizim yıllar önceki halimiz...

Selgün Teyze'nin doğum günü 2013 Ekim'de şöyle başlamıştı...




Bir anda şöyle oldu... Herşeyi başlatan Selgün'nün suratına yapıştırdığım doğum günü pastasıydı... Aslında onun benim burnuma sürdüğü bir lokmalık kremaydı ama sanırım bu yıllarda intikamını acı alan bir kişiliktim...   :)





















Nisan 2014'te Gizem Teyze'nin doğum gününde 80'ler partisi yapmıştık... Çok keyifliydi. Kostüm kiraladık. Nasıl olduysa bu partiye de Gizem Teyzen dolabından bulduğu kıyafetlerle katılmıştı. Hangi konseptte parti yaparsak yapalım, Gizem'in o konsepte uygun kostümü olurdu!!!   :)  Gerçi annenin de hakkını yemeyelim o da sadece üzerindeki sarı mayoyu kiralamıştı :)  Ayrıca bu partide sen de vardın...(annişinin içinde tabii)






 






























Ağustos 2014'te sen doğmadan sadece 1 hafta önce (19.08.2014)  ise Kerem Amca'na süpriz doğum günü partisi yaptık. O an bile doğma ihtimalin vardı ve itiraf etmeliyim ki bu kılıkla Niloş'u doğuma almalarından çok çekinmiştim... Aslında efsanevi bir komedi olurdu ! Aaaaaa unutmadan, Gizem yine kostumünü dolaptan bulmuştu... Ama bu sefer biz de öyle yaptık. (Şapkalarımızı Tayland'daki balayımızda almıştık)



 

 




 

 


Ve tabii ki esas oğlan öpücükleri aldı :)


 
 


Unutmadan, Temmuz Ayı'nda da anneciğin de bana süpriz doğum günü hazırlamıştı. Tüm kadro çat kapı eve gelip süpriz yapmışlardı. Çok iyi organize edilmiş ve hiç çaktırılmamış bir plandı. Son anda asansörde kalanların olması görülmeye değerdi...Keşke görebilseydim o panik havasını :)

İşte yavrum, biricik kızım, biz senden önce, seni beklerken ve seninle beraber böyle bir çifttik, böyle bir gruptuk. Eminim; bu anları yaşamış gibi hissedeceksin çünkü biz her ne kadar 30'larına gelmiş bir grup olsak da içimizdeki çocuk ölmediğinden hep genciz ve hep böyle kalacağız. Sen de öyle ol.

Hayatında senin enerjini çalanlardan uzak dur. Onlar sana yarar değil, zarardır. Bunu unutma! Seni mutlu edenle, sana enerji verenle samimi ol, görüş, paylaş. Onlarla uzun soluklu kuracağın ilişkiler emin ol yaşam kaliteni bile iyileştirir. Onlarla var olursun, onlarla sevinir, onlarla üzülürsün...


Çünkü ailesindir ve aileler;  HİÇ AYRILMAZLAR...











1 yorum:

  1. Canim defne peram ben damcan kerem :) damca kavramini sende yasadim ilk sen benim ilk damca oldugum yigenimsin :)) damca hem amca hem dayi demek bu arada :) yani bu anil amcani sevme en cok beni sev demek oluyor :)

    YanıtlaSil